LGS-YKS Tercih Döneminde Kaygı: Doğru Seçimi Yapmanın Baskısıyla Nasıl Başa Çıkılır?
Sınav bitti ama gerginlik bitmedi. Tercih dönemi kendi kaygısını, kendi aile baskısını ve 'yanlış seçim yaparsam' korkusunu getiriyor. Bu süreçle başa çıkmanın yolları.
Sınav bitti, sonuçlar açıklandı — ama evdeki gerginlik bitmedi. Belki de yeni bir evreye girdi. LGS sonuçları 10 Temmuz 2026'da açıklanıyor ve hemen ardından 13-24 Temmuz tarihleri arasında tercih dönemi başlıyor. YKS'de de benzer bir tablo var. Bu kısa süre içinde alınan kararlar, hem öğrenciye hem aileye "geleceği belirleyen" bir ağırlıkla geliyor.
Bu yazıda tercih döneminin neden bu kadar yıpratıcı olduğunu, aile baskısının nereden geldiğini ve doğru kararı çatışmadan nasıl alabileceğinizi anlatıyoruz.
Tercih Dönemi Neden Bu Kadar Zor?
Sınav kaygısından farklı bir kaygı türüyle karşı karşıyayız burada. Sınavda tek doğru cevap ararsınız; tercihte ise "doğru" göreceli, geri dönüşü belirsiz ve zaman baskısı yüksek. On gün gibi kısa bir sürede onlarca seçenek arasından bir sıralama yapmak zorunda kalmak, karar verme yorgunluğunu hızla tetikliyor.
Buna bir de "bu karar hayatımı belirleyecek" düşüncesi ekleniyor. Oysa uzmanlar, ek tercih döneminde kaygılanmanın oldukça normal bir tepki olduğunu, sürecin doğasından kaynaklandığını vurguluyor. Kararsızlık bir zayıflık değil, aslında sizi araştırmaya ve karşılaştırmaya iten sağlıklı bir sinyal.
Aile Baskısı: İyi Niyetle Başlayıp Çatışmaya Dönüşen Süreç
Tercih sürecinde en sık karşılaşılan psikolojik zorluklardan biri aile baskısı. Bu baskı genellikle kötü niyetten değil, endişeden doğar — ama sonucu aynı: ebeveynler süreçte "destek olmak" ile "yönü göstermek" arasındaki sınırı bazen kaybediyor.
Bu durumun sık görülen bir kaynağı var: ebeveynler kendi zamanında yapmak istedikleri ya da şu an yaptıkları mesleği çocuklarına yansıtma eğiliminde olabiliyor. Genç, artık bir yetişkinlik eşiğinde olsa da hâlâ "küçük çocuk" muamelesi görebiliyor. Bu yaklaşımın bedeli ağır olabiliyor: istemediği, kendi seçmediği bir bölümde okuyan gençler arasında okulu yarıda bırakma oranı giderek artıyor.
"Yanlış Seçim Yapma" Korkusu Nereden Geliyor?
Tercih listesini "kaderi belirleyen" tek bir an olarak görmek, kaygıyı gereğinden fazla büyütüyor. Oysa bu bakış açısı gerçekçi değil: bölüm değiştirmek, yatay geçiş yapmak, ek tercih yapmak gibi pek çok düzeltme yolu var. Korku genellikle kararın kendisinden değil, "geri dönüşü olmayan bir hata yapma" fikrinden besleniyor.
Bu korkuyu azaltmanın yolu, tercihi "hayatı belirleyen tek şans" değil, "şu anki bilgiyle alınan en iyi karar" olarak yeniden çerçevelemek.
Doğru Tercihin Formülü
Uzmanlar doğru kariyer kararının üç eksende şekillenmesi gerektiğini söylüyor:
- İlgi — Gerçekten merak ettiğiniz, vakit ayırmaktan keyif aldığınız alan
- Yetenek — Nispeten daha rahat başardığınız, öğrenme hızınızın yüksek olduğu konular
- Değerler — Sizin için anlamlı olan şey (statü mü, özgürlük mü, insanlarla temas mı, teknik derinlik mi)
Bir mesleğin popüler olması ya da yüksek gelir vaat etmesi, o mesleğin sizin için doğru olduğu anlamına gelmiyor. Puan ve prestiji tek ölçüt yapmak, bu üç ekseni gözden kaçırmanın en yaygın yolu.
Aile ile Çatışmadan Nasıl Konuşulur?
1. Endişeyi önce dinleyin, hemen savunmaya geçmeyin. Ailenizin karşı çıkışının altında genellikle "ya iş bulamazsan" gibi somut bir kaygı yatar. Bu kaygıyı duyduğunuzu göstermek, karşılıklı dinlemeyi mümkün kılar.
2. Kararınızın arkasındaki araştırmayı somut şekilde paylaşın. "Bunu istiyorum" demek yerine, hangi üniversiteleri, hangi ders programlarını incelediğinizi, kimlerle konuştuğunuzu anlatmak kararınıza güvenilirlik katar.
3. Ortak zemin arayın, kazan-kaybet çerçevesinden çıkın. Tartışmayı "kim haklı" sorusundan "birlikte hangi seçenek en makul" sorusuna çevirmek, gerginliği azaltır.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı?
Bazı işaretler, meselenin sıradan bir karar zorluğunun ötesine geçtiğini gösteriyor:
- Kaygı uykuyu, iştahı veya günlük işlevselliği belirgin şekilde bozuyorsa
- Aile içi tartışmalar günlük hale gelip ilişkiyi yıpratıyorsa
- Karar verme haftalarca hiçbir ilerleme göstermeden sürüyorsa
Bu noktada tercih danışmanlığı (puan, kontenjan, üniversite karşılaştırması) yeterli olmuyor — çünkü mesele artık bilgi eksikliği değil, kaygı ve iletişim. Bir psikologla görüşmek, hem gencin karar verme kapasitesini hem de aile içi iletişimi rahatlatabiliyor.
Sonuç
Tercih dönemi kısa ama yoğun bir süreç. Kaygı ve kararsızlık bu sürecin doğal bir parçası; asıl belirleyici olan bunun aile içinde nasıl konuşulduğu. İlgi-yetenek-değer eksenine odaklanmak, kararı "tek şans" değil "şu anki en iyi adım" olarak görmek ve aileyle kazan-kaybet çerçevesinden çıkarak konuşmak, çoğu ailede süreci belirgin şekilde hafifletiyor.
Konya Meram'da hizmet veren klinik psikolog olarak tercih dönemi kaygısı ve aile içi iletişim konusunda yüz yüze ve online seans sunuyorum. Randevu almak için tıklayın →
İlgili: Konya'da LGS ve YKS Sınav Kaygısı Rehberi · Sınav Sonrası Depresyon ve Boşluk Hissi Rehberi
Klinik Psikolog Feyza Çaksen, KTO Karatay Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans mezunudur. Konya Meram'da bireysel terapi, ergen psikolojisi ve kaygı bozuklukları alanlarında hizmet vermektedir.
Yazar
Feyza Çaksen
Ergen psikolojisi ve bireysel terapi alanında uzmanlaşmış, EMDR sertifikalı klinik psikolog. Yüz yüze ve online seans.
Profili İncele →